Pattern

Parlayan Yıldızın Arkasındaki Gerçek: Addressable TV Reklamları

Addressable TV reklam teknolojileri, reklamverenlerin TV izleyicilerini seçici şekilde segmente etmesini ve aynı program ya da navigasyon ekranı içinde farklı reklamlar veya reklam blokları göstermesini mümkün kılar.

Deloitte, addressable TV reklamcılığının 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 7,5 milyar ABD doları gelir yaratacağını öngörüyordu. Bu rakam, Deloitte’un 2012’de yaptığı tahminin yaklaşık 40 katına karşılık geliyordu. Bu 40 katlık büyümenin arkasında, teknolojik altyapıdaki gelişmeler ve son on yılda hedeflenebilir dijital reklam gelirlerinde yaşanan büyük artış yer alıyor.

Addressable TV reklamcılığının büyümesi bekleniyor; peki bu büyüme kimin için gerçekleşecek? Kısa vadede bu büyümenin bireysel reklamverenler üzerinden gerçekleşmesi pek olası görünmüyor. Deloitte, önümüzdeki beş yıl boyunca büyük reklamverenlerin addressable reklamcılığı, hane veya bireysel izleyici bazında mesajları farklılaştırma kabiliyetinden çok, erişimi genişletme ve mesajlarını her pazardaki kitlenin büyük bölümüne yayma gücü nedeniyle değerli göreceğini öngörüyor.

Addressable TV, geleneksel TV sektörü için de daha yüksek gelir potansiyeli sunar. Geleneksel TV, kendine özgü avantajları sayesinde hâlâ vazgeçilmez bir mecra olmaya devam eder:

  • İzlendiği ekranın büyüklüğü
  • Erişim gücü
  • Brand safety

2022’de başka hiçbir mecranın, yüksek prodüksiyon değerine sahip 30 saniyelik hikâyeleri 7 gün içinde nüfusun %80’ine veya daha fazlasına ulaştırma konusunda TV ile aynı güce erişmesi beklenmiyordu.

Peki addressable TV reklamları reklamverenlere, yayıncılara ve on-demand platformlara fayda sağlıyorsa, neden TV reklamcılığı dünyasını hâlâ tamamen dönüştürmedi? Bunun olası nedenlerinden biri, addressable TV reklamcılığının güçlü ve eksiksiz bir destek ekosistemine ihtiyaç duymasıdır. Bir diğer neden ise reklamcılığın doğasında yatıyor olabilir. Reklamcılık yalnızca hassas hedefleme üzerine kurulu değildir; geçmişte de böyle değildi, gelecekte de muhtemelen yalnızca bundan ibaret olmayacak.

Örneğin yeni doğmuş bebeği olan bir çift, tamamen işlevsel bir aile sedanı reklamı yerine bir spor otomobil reklamı görmekten daha fazla etkilenebilir. Çünkü reklam bazen fonksiyonel değil, aspirasyonel bir etki yaratır. TV de tam olarak bağlamdan bağımsız çalışabildiği için bu fikri izleyicinin zihnine yerleştirebilir.

Aslında çoğu insan reklamların fazla kişiselleştirilmemesini tercih ediyor olabilir. Deloitte’un bir araştırmasına göre katılımcıların yalnızca onda biri reklamların kendilerine özel olarak uyarlanmasını güçlü şekilde tercih ederken, üçte ikisi kişiselleştirilmiş mesajlar istemediğini ya da bu konuda kayıtsız olduğunu belirtmiştir.

Peki TV reklamları en etkili şekilde nasıl kullanılabilir? Medialyzer TV Attribution, TV’nin online etkisini ölçmenizi, net performans raporları almanızı ve medya yatırım getirinizi artırmanızı sağlar. Yukarıda da belirtildiği gibi tüketiciler her zaman aşırı kişiselleştirilmiş medya deneyimlerini tercih etmeyebilir. Medialyzer’ın çözümü, geleneksel TV’nin geniş ölçekli erişimini performans pazarlamasıyla birleştirir. Medya planınızın kontrolünü elinize almak ve satış hedeflerinizi aşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Bizimle tanışın.

Öne Çıkan Yazılar

Bize Ulaşın
Medya Performansınızı Güçlendirin